Arşiv

Archive for the ‘Aşk Sevgi’ Category

Aşkların En İyisi, En Güzeli

2010/09/06 Yorum yapın

Aşkların en güzeli yaşanmamış olanıdır.Duyguların kalplerde saklı duranıdır.Belki bir şiir, bir şarkı sızlatır kalbini, Ama yaşanmamış aşkların sayfası hep bembeyaz kalır.Aradan seneler geçse de kalbinde bir uhdedir, Solmuş bir resim geçen senelere şahittir, Hasretle anılan ismidir sessizce dudaklarda , Sımsıkı sarıldığın tek şey artık hayalindeki halidir ,Kuru bir daldır ,Koskaca ormanda aşk ,Etrafını sarsada güzeller ,Önemli olan o dalı tutmak.

Sevgili Arkadaşlar herkez umarim hak ettiği aşkını bulur.

Categories: Aşk Sevgi

GİTMEK

2010/09/06 Yorum yapın

Bu günlerde herkes gitmek istiyor
Küçük bir sahil kasabasina
Bir baska ülkeye, daglara, uzaklara…

Hayatindan memnun olan yok.
Kiminle konussam ayni sey…
Herseyi, herkesi birakip gitme istegi.

Öyle “yanina almak istedigi üç sey” falan yok.
Bir kendisi
Bu yeter zaten.
Herseyi, herkesi götürdün demektir..
Keske kendini birakip gidebilse insan.
Ama olmuyor.

Hani kendimizden raziyiz diyelim, öteki de olmuyor.
Yani herseyi yüzüstü birakmak göze alinmiyor.

Böyle gidiyoruz iste.
Bir yanimiz “kalk gidelim”,
öbür yanimiz “otur” diyor.

“Otur” diyen kazaniyor.
O yan kalabalik zira…
is, Güç, sorumluluk, çoluk çocuk, aile,
Güvende olma dugusu…
En kötüsü aliskanlik
Aliskanligin verdigi rahatlik,
Monotonlugun dogurdugu bikkinligi yeniyor.
Kaliyoruz…
Kus olup uçmak isterken, agaç olup kök saliyoruz.

Evlenmeler…
Bir çocuk daha dogurmalar…
Borçlara girmeler…
isi büyütmeler…
Bir köpek bile bizi uçmaktan alikoyabiliyor.

Misal ben…
Kapidaki Rex’i birakip gidemiyorum.
Degil busehirden gitmek,
iki sokak öteye tasinamiyorum.
Alip götürsem gelmez ki…
Bütün sokagim köpegim oldugunun farkinda
Herkes onu o herkesi seviyor.
Hangi birimizle gitsin?

“Sirtinda yumurta küfesi olmak” diye bir deyim vardir;
Evet, sirtimizda yumurta küfesi var hepimizin
Kendi imalatimiz küfeler.

Ama egreti de yasanmaz ki bu dünyada.
Ölüm var zira.
Ölüme inat tutunmak lazim.

Barik ufak kaçislar yapabilsek.
Var tabi yapanlar, ama az
Sadece kaymak tabakasi
Hepmiz kaçabilsek…
Bütçe, zama, keyif… Denk olsa.
Gün içinde mesela…
Küçücük gitmeler yapabilsek.

Ne mümkün
Sabah 9, aksam 18
Sonra baska mecburiyetler
Sikisip kaldik.
Sirf yeme, içme, barinmanin bedeli
Bu kadar agir olmamali.

Hayatta kalabilmek için bir ömür veriyoruz.
Bir ömür karsiligi, bir ömür yani.
Ne saçma…
Bahar midir bizi bu hale getiren?
Galiba.

Ben her bahar aşık olmam ama
Her bahar gitmek isterim.
Gittigim olmadi hiç.
Ama olsun… istemek de güzel.

Categories: Aşk Sevgi

Adsız Bir Çiçek

2010/09/06 Yorum yapın

Rengini dünyaya ilk defa sunan
Adsız bir çiçek gibi parlıyorsa gözlerim
Sevgilim
Bana “sen bir şairsin” dediğin zaman.

Yalnız sana yazıyorum bu şiiri
İstersen bir şiir gibi okuma
Çünkü her yıl yeniden yazacağım onu
Soğuklar başlayınca havalanıp
Millerce yol katettikten sonra
Güneyi tadan bir kuşun sevinciyle.

Ve yazmış olacağım bir de
Her dönemde her çağda
Sevdanın kendine özgü diliyle

Categories: Aşk Sevgi

MEKTUP YAZ BANA

2010/09/06 Yorum yapın

Okudum bitiverdi yazdığın dört satırı
Arada mektup gönder,bu mesajlar az bana.
Ne olursun üşenme yokmu aşkın hatırı
Yüreğinde ne varsa uzun uzun yaz bana.

İçinden geçenleri yazıyla getir dile
Ama ekleme yapma içine katma hile
Birazcık yalvartayım diye düşünme bile
Hiç deneme çekemem ağır gelir naz bana.

Açık açık yaz Gül`üm,duygulara koyma set
Lafı pek dolaştırma,dürüst ol açık ve net
Aşığım diyemezsen en azından ima et
Davul-zurna istemem sivri sinek saz bana.

Sayfalar dolusu yaz korkma okurum bıkmam
Ben de uzun yazarım umarım seni sıkmam
Sabırlı bir insanım kolay çileden çıkmam
Amma lakin yinede yapma sakın caz bana.

Mürekkebi dağıtma,kağıdı kırıştırma
Anlaşılır dilden yaz kafamı karıştırma
Kimseyle kıyaslama ellerle yarıştırma
Başkasının aşkını alma sakın baz bana.

Zarfa birde resim koy,farketmez eski yeni
Yeterki özledikçe görebileyim seni
Birde bunu yaparsan mutlu edersin beni
Senin hayalin bile verir büyük haz bana.

En kısa zamanda yaz sakın ha deme ’bekle’
Süslemene gerek yok pek önem vermem şekle
Bir soru sormuştum ya,cevabını da ekle
Olaki `hayır` dersen,acil mezar kaz bana.

Categories: Aşk Sevgi

DUVAR YAZILARI

2010/09/02 Yorum yapın

1. Paspas anahtarın üstünde.

2. Asabımı sinirlendirme.

3. Her şey zamanla telafi edilir ama zamanı hiç bir şey telafi edemez.

4. 10 dakika dediğin nedir ki 5 dakikada geçer.

5. Size doyum olmuyor ben bi lokantaya gidip karnımı doyurayım.

6. Bırak gözlerin konuşsun, hiç değilse onlar dedikodu yapmıyorlar.

7. Dil söyler çekilir, baş belasını çeker.

8. Artık hiç bir işimi yarım bırakma…

9. Bana arkadaşını söyle, sana yazılıdan kaç alacağını söyleyeyim…

10. Kızlarımıza GÖRGÜ kurallarını öğretelim derken ÖRGÜ kurallarını unuttular.

11. Kendini yüksek görenler, aslında ne kadar alçak olduklarını bilmiyorlar.

12. Avcılık spor değildir, eğer hayvanlarında silahı olsaydı, o zaman spor olurdu.

13. Öğretmenim hep benim ödevleri takdir ediyor… Babam süper zekalıdır!

14. Haydi çocuklar ortalığı toplayın misafirimiz var… İlham gelecek…

15. Meclis TV iftiharla sunar ROCKY-6 bütçe görüşmlerinde.

16. Çevremizi koruyalım… Çıkar çevrelerini yani…

Categories: Aşk Sevgi

SUYUN KULAĞI VAR

2010/09/02 Yorum yapın

Japon bilim adamı Emoto’nun araştırmasına göre sevgi sözcükleri ve klasik müzik, su kristallerini güzelleştiriyor. Kötü sözler ve sesler kristalin yapısını bozuyor.

Masaru Emoto adlı Japon bir araştırmacı, insan vücudunun ve yaşamış olduğumuz yer kürenin yüzde 70′inden fazlasını kaplamakta olan suyun moleküler yapısının insanların düşüncelerinden, sözcüklerinden ve dinlemiş olduğu müzikten etkilendiğini belirledi.

Tokyo’da bulunan HADO Enstitüsü’nün internet sitesinde yer alan çalışma ve habere göre, insanların yaşam kalitesinin, vücutlarındaki ve yerküredeki suyun kalitesiyle bağlantılı olduğunu savunan Emoto, yaşama geçirilen pozitif düşünceler sayesinde insanın vücudunda yer alan suyun, kişiyi mutlu ve esen kılabileceğini bildirdi.

Araştırmaya göre, müzik terapisinin son zamanlarda popüler olmasıyla birlikte Emoto müziğin suyun yapısı üzerindeki etkilerini görmeye karar verdi ve iki müzik hoparlörü arasına birkaç saatliğine distile su koyarak suyun donduktan sonraki kristal formlarını fotoğrafladı.

Aynı tip su kristallerine önce Bethoven’ın pastoral müziğini dinleten Emoto, su kristalinin çok güzel şekillendiğini, Bach’ın “Air For The G String” parçası dinletilen su kristallerinin nispeten düzgün olduğunu, Heavy Metal müzik dinletilen su kristalinin ise tamamen şekilsiz ve dağınık olduğunu fotoğraflarla tespit etti.

Bu çalışmayla, düşüncelerin ve kelimelerin su kristallerinin formasyonları üzerindeki etkisini tespit eden Emoto, bazı sevgi ve nefret kelimelerini kasete kaydederek cam şişelere gece boyunca dinletti.

Bu deneyde ise sevgi, takdir ve teşekkür sözcükleri dinletilen şişelerdeki su kristallerinin çok simetrik ve güzel olduğunu, kin ve nefret sesleri dinletilen kristallerin ise tanınamayacak kadar dağınık olduğunu belgeledi.

Categories: Aşk Sevgi

BİLGİSAYAR AŞKI

2010/09/01 Yorum yapın

Her bilgi işlem departmanında bir adet “her şeyin nasıl işlediğini bilen” bir eleman vardır. Ama ne yazık ki çoktan kovulmuştur.

Yeni bir program iyi çalışmaya başladığı anda, çalışmayan bir üst sürümü piyasaya çıkmış demektir.

Bir bilgisayarın ilk bozulacak olan parçası, en çok ihtiyacınız olan parçadır.

Eğer bir bilgisayarın içerisine saçma bir bilgi girerseniz, sonuçta dışarıya saçma bir bilgi çıkar. Amma velakin bu saçmalık pahalı bir makinenin içine girip çıktığı için, hiç kimse onu eleştirmez. Aksine kendini saygı duymak zorunda hisseder.

Eğer işler içerisinden hiç çıkılmayacak bir duruma gelmişse, bilin ki o ofiste bilgisayar kullanılıyordur.

Eğer bir programla kolayca çalışıyorsanız, bilin ki o program en kısa zamanda bozulacaktır.

Eğer bilgisayarınızın ne kadar yetersiz olduğunu öğrenmek istiyorsanız, sisteminize Windows kurmayı deneyin…

Eğer bilgisayarınız arızalanırsa, teknik servisi arayın. Mutlaka size kısa, basit, ama yanlış bir cevap verebilecek biri bulunur.

Hiçbir şey göründüğü kadar kolay değildir.

Her şey umduğunuzdan uzun sürer.

Kötü gidebilecek bir şey mutlaka kötü gider.

Bir şey basitçe kötü gidemezse, her halükarda gidecektir.

Her şey mükemmel gidiyor görünüyorsa mutlaka gözden kaçan bir şey vardır.

Yazdığınız bir program ilk seferinde hatasız çalıştıysa bir yerlerde hata vardır. Kontrol edin.

Categories: Aşk Sevgi

Emin misin?

2010/09/01 Yorum yapın

Yağmurun bir gün dinmeyeceğinden, hiç bitmez görünen hayat ırmağının, bir gün kurumayacağından, seni alıp diyardan diyara gezdiren rüzgârın duruvermeyeceğinden…

Emin misin?

Hep atan yüreğinin duruvermeyeceğinden, gören gözünün hep göreceğinden, duyan kulağının hep duyacağından…

Emin misin?

“Ben olmazsam olmaz!” dediğin işlerin, asla sensiz yapılamayacağından, sen olmazsan dünyanın duruvereceğinden, seslendiğinde titrettiğini sandığın şu dağların, hep emrinde olacağından…

Emin misin?

Sana uzanan ellerin hep yanında olacağından, yüreğini verdiklerinin bir gün sırtlarını dönüp gitmeyeceğinden…

Emin misin?

Boynuzsuz koyunun, boynuzlu koyundan alacağı günde, balıklardan kuşlara, ağaçlardan güneşe, üzerindeki mesajları okuyup anlamadığın yaratılmışların senden şikâyetçi olmayacağından…

Emin misin?

Karanlığın içinde kaybolup giden çığlıkları duyabildiğinden, yüreğindeki ışıktan başkalarına da verebildiğinden…

Emin misin?

Güzel bir hayat yaşadığından, yapabileceğin her şeyi yaptığından…

Emin misin?

Bütün bunlar için bir kere daha fırsatın olacağından…

Sahiden eminmisin?

Categories: Aşk Sevgi

sevgi

2010/08/29 Yorum yapın

Sana bir mektup yazmali…..
Içinde sükür olmali. Aski veren, sevmeyi veren Rabbe sükür.
Ve sen olmalisin, yine sen olmalisin. Sevgi rahmettir.
kalbime dogmali, kalbime dolmalisin….
Sana bir mektup yazmali. Kelimeleri kanatlandirip uçurmali rüyalarina.
Siiri ellerine, hüznü gözbebeklerine, aski kalbine yazmali.
Sana bir mektup yazmali. Yürek tutusturan bir mektup yazmali.
Alnimi seccadem oksamali. Dilimde dua, dudaklarimda kor olmali,
göz yaslarimla islanmali gece. Kiyam olmali, rüku olmali, secde olmali.
Hakka açilan eller olmali. Ve sen olmalisin. Sevgi rahmettir.
Kalbime dogmali, kalbime dolmalisin.
Belki bozkirin ortasinda tek ü tenha yalniz bir agaç resmi çizmeli
belki de tanklara karsi sapana yüregini koyup firlatan bir Filistinli çocuk
fotografi göndermeli.
Sana Karkent kokan bir mektup yazmali…
Içinde uzun ince beyaz geceler, sessiz çigliklar, göçmen kuslar olmali.
Sana bir mektup yazmali. Sana Efendimi yazmali.
Bir gün o insanligin iftihar tablosu hasirinin üzerinde uyuyordu.
Hz. Ömer geldi. O tablo rikkatine dokundu-nasil dokunmaz ki-
öylece peygamberimize bakti bir süre. Efendim uyanmisti.
Yüzünde hasirin izleri vardi. Hz. Ömer dayanamadi nerdeyse aglayacakti.
Efendim diye basladi söze. Iran’da kisralar saraylarda yasiyor.
Sen ki peygambersin dedi. Sözünün arkasini getirmeden O Ay yüzlü konustu.
Istemez misin Ya Ömer dünya onlarin olsun ahiret bizim.
Yineledi dünya onlarin olsun ahiret bizim…
Sana bir mektup yazmali. Içinde kelam olmali…
“Gerçek su ki insan tatminsiz bir tabiata sahiptir.
Kural olarak basina bir kötülük geldigi zaman sizlanmaya baslar.
Bir iyilik ile karsilasinca da onu bencilce sahiplenip insanlardan uzak tutar.
Ancak namazda bilinçli olarak Allah’a yönelenler böyle degildir ve
namazlarinda devamli ve kararli olanlar… “
Sana bir mektup yazmali. Içinde sükür olmali. Aski veren, sevmeyi veren Rabbe sükür.
Ve sen olmalisin, yine sen olmalisin. Sevgi rahmettir.
kalbime dogmali, kalbime dolmalisin.

Categories: Aşk Sevgi

Sevgiye dair

2010/08/29 Yorum yapın

Sevgi söz değil özdür.
Sevgi kağıda yazılmaz, kalbe kazınır.
Sevgi, ya var, ya da yoktur.
Biraz var, biraz yok olmaz. Sevginin tam tarifi yapılamaz. Çünkü sevgi sadece akılla kavranmaz.
Çünkü sevgi, kalpten kavranan ve yaşanan bir güzelliktir.
Bu sebeple de, kalpsizlerin, merhametsizlerin ve maddecilerin sevgiden söz etmeye hakları yoktur.
Hem dünyanın peşinde olacaksın, maddi kazançların ince hesapların içinde kaybolacaksın, hem de sevgiyi yaşayacaksın, olur mu ?!!

Böyle biri ancak sevginin sözünü edebilir, özünü ne bilir, ne de bildirebilir…
İşte bu yüzden çağımız, sevginin çok yazıldığı, çok söylendiği bir zaman dilimi haline gelmiştir .. Zira, yaşayan azaldıkça, sözünü eden çoğalmaktadır.
Sevgi anlatılamaz, yaşanır. Sevgiyi yaşayamayanlar hep anlatıyorlar, sürekli ondan söz ediyorlar. Bu ya bir sahteciliktir, ya da yaşayamadığına hasretlenmek, hatta hasetlenmek…
Bu durumda ortaya çıkan sevginin sömürülmesi, içinin boşaltılmasıdır.

Söylenen ve yazılan, yürekten taşan ve içte taşınamayandır.
Böyle olduğu içindir ki, Akif merhum bile, “Dili yok kalbimin, ondan ne kadar bizarım” diye dertlenir.
Sevgiyi asıl söyleyen, bedenin bütünüdür. Çünkü insanın içini gerçek anlamda sevgi donatırsa, bütün vücut ruhun dili olur.
Sevgiyi yaşayan aldığı nefes, attığı adım sevgi olur. Sevgi ayrı ve özel bir eylem olarak görünmez sevende… Çünkü onun her işi, her sözü, her özelliği sevgiden ibarettir. Sevgi insanı, ekmeksiz, susuz, hatta havasız yaşar ama, sevgisizliğe dayanamaz. Onun ekmeği, suyu, havası sevgidir. Böyle olunabilir mi diye düşünen, böyle olamaz. Sevgi pazarlıkla var olamaz. Sevgi, çıkar hesaplarıyla, verme alma planlarıyla yaşamaz.
Çünkü sevgi, fedakarlıktır.
Sevgi, sevdiğinde fani olmaktır. Sevgi, sevdiğinin, “Hadi! Dediğinde, “nereye?” diye sormamaktır. Böylece sevmeyen ve böylesine sevilecek olanı bulmayan, sevginin uzağındadır. Öyleyse, en çok sevilmesi gereken, bu muhteşem duyguyu yoktan yaratıp yüreklerimize hediye edendir. En çok sevgi, sevmeyi bize öğretene olmazsa, sevgiye saygısızlık yapılmış olmaz mı? En çok Allah’ı sevmemek, sevginin öz kaynağından koparılmasıdır.

Kaynağından koparılan sevgi, sevgi olmaktan çıkıyor.
Her şeyin sahtesi kötüdür, çirkindir, çekilemez ama, sevginin sahtesi, ne yenir, nede yutulur. Sevginin sahtesi hiçbir şeye benzemez. Çünkü sevgi samimiyetle mayalanmadan kendisi olamaz, varlığını bulamaz, özelliklerini kazanamaz. Böylesine bir yokluktan bir sevgi edebiyatı çıkıyor. Tumturaklı sözlerle sevgi anlatılıyor. Ne ki çok anlatıyorsun, o az yaşanıyor demektir. Hani bir Allah Dostu’nun şu sözünde olduğu gibi: “-Ben, Allah’ı hatırlamaktan utanırım. Çünkü, her hatırlama bir unutmadan sonradır.” Ne ki, anma günlerinin konusudur, demek ki unutulmaya yüz tutmuştur. Bizim sevgi geleneğimizde, sevginin sözü çok edilmez. Çünkü, 24 Saat yaşanan bir güzellik, dillerde dolaşmaya muhtaç değildir. Sevgi bakıştır. Sevgi, selamdadır. Sevgi, tebessümdedir. Sevgi, hatır soruştadır. Sevgi, yardım ediştedir.

Sevgi,
bazan bir geçmiş olsunda, bazan da bir teselli tavsiyesindedir.
Sevgi, pişirilen yemektedir. Sevgi, “Hoşgeldin” de, “Güle Güle” de, “Allah’a ısmarladık” tadır. Yürekte gerçek sevgi gerçekten varsa, herşey sevgidir. Görünüşe, etkisi, hissi ne olursa olsun herşey sevgi olur. Ve seven sevdiğine, “Senden gelen başım gözüm üstüne” der.
Sevgi,kal değil,hal işidir. Sevgi,ruhun dilidir. O konuşmaya başladı mı,öteki diller susar. Konuşsalar da ,sesler,sözleri duyulmaz olur.

Sevginin olduğu yerde, atmosfer sevgiden ibaret hale gelir. Kurt ve kuş sevgiden başkasını bilmez olur. Sevgi,intisap sırrıdır. Ait olduğu kaynağı keşfettiğinde,kanatlanır,kanatlandırır. Kabına sığmaz olur. Dolar taşar,gizlenemez bir muhabbet coşkunluğu ile çevresini kuşatır.İnsanlığı sevmek, insan olmanın gereğidir. İnsanlığı bize bağışlayan ve bilinçli sevmeyi öğreten Rabbimize ne kadar şükretsek azdır

Çevremizde varlığını hissettiğimiz her şey,
O’ndan eserdir diye seviyoruz. Ve yarattığı her şeyle dostluk kuruyoruz, kardeş oluyoruz…Canlı cansız bütün varlık dünyasıyla birleşip bütünleşiyoruz. Birlik dünyası, dirlik dünyasıdır.Yaratıcının birliği etrafında bir ve beraber olmuş varlığı tutan, dengeleyen, düzenleyen “sevgi”dir… İşte bu sevgiyi yaşamak, insanı mutlu, huzurlu ve iştiyaklı kılıyor. Yaşama sevinci bu sevgiyle kalplere doluşuyor. Bu sevgi, üzüntünün ilacı ve mutluluğun mayasıdır.

Categories: Aşk Sevgi
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.