Kadınlarda Cinsel Bozuklukların Ve Şikayetlerin Tedavisi Nasıl Yapılır?
Her ne kadar seksüel ve cinsel sorunlar sık görülse de, kadının bu problemlerini doktoru ile konuşması her zaman rahat olmamaktadır. Günümüzde kadın cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavisine yönelik önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Kadın cinsel fonksiyon bozukluklarının tedavisi konusunda çalışmalar problemin nedenine yönelik faktörlerin düzeltilmesi yönünde artarak devam etmektedir.
Hormon tedavisi dışındakiler henüz araştırma aşamasında olan tedavi alternatifleridir. Ancak bilinmesi gereken, kadında cinsel bozuklukların nedeninin sadece psikolojik olmayıp, bir çok tedavi yaklaşımlarının bulunduğudur.
Özellikle genital bölgedeki kan akımının arttırılması ile seksüel fonksiyonların da artacağı üzerinde durulmaktadır. Aşağıda bu konuda kullanılan ya da henüz üzerinde çalışılan bazı tedavi seçenekleri verilmiş olup, yan etkileri ve endikasyonları bakımından mutlaka doktor tarafından uygun görülürse ve kontrol altında kullanılmalıdır. Büyük kısmı henüz araştırma aşamasında olup kullanımı rutinde yoktur. Kadındaki cinsel bozuklukların büyük bir kısmında psikoterapi ve psikolojik tedavi daha yaygın kullanılmakta olmasına rağmen, önümüzdeki yıllarda ilaçlar geliştirilmesi ve uygulamaya sunulması mümkün olacaktır.
Östrojen Yerine Koyma Tedavisi (HRT, Hormon Replasman Tedavisi ) Nasıl Ve Ne Şekilde Yapılır?
Menopoza giren kadınlarda kullanılmaktadır. Sıcak basmalarını, kemik erimesini ve kalp hastalığı riskini azaltmasının yanı sıra östrojen replasman tedavisi, klitorisin hissiyetini düzeltir, libidoyu artırır ve cinsel ilişki sırasında ağrı olmasını engeller. Yüzeyel olarak östrojen kremlerinin kullanılması vajen kuruluğunu, yanmasını ve idrara sık gitme şikayetlerini ortadan kaldırır veya azaltır. Benzer amaçla vajene yerleştirilen ve lokal östrojen salan halkalar da kullanılmaktadır (Estring). Özellikle meme kanseri ya da başka nedenle ağızdan ya da cilt yoluyla östrojen alamayan kadınlarda lokal jeller ve kremler, fitiller tercih edilmektedir.
Metil Testosteron Kullanımı Hangi Durumlarda Olmaktadır?
Özellikle menopozdaki kadınların cinsel arzu azlığı, ağrılı ilişki ve vajen kuruluğu yakınmalarını ortadan kaldırmaya yönelik olarak östrojen ile birlikte kullanılmaktadır. Menopoza henüz girmemiş kadınlarda cinsel arzu azalması ve vajinismus yakınmalarının tedavisinde ise testosteron ve/veya metil testosteronun faydası tartışmalıdır. Faydası klitoris duyarlılığını artırması, vajen ıslaklığını sağlaması, libidoyu ve uyarılmayı artırmasıdır. Sakıncaları ise ister ağızdan alınsın isterse cilde sürülerek uygulansın, kilo alımı, klitoriste büyüme, yüzde kıllanma ve kolesterolde yükselme şeklinde sayılabilir.
Sildenafil (Viagra ) Kullanmının Kadınlarda Yeri Ve Faydası Var Mıdır?
Klitoris ve vajenin düz kaslarını gevşeterek genital organlara kan akımını artırır .Kadın cinsel uyarılma bozukluklarının tedavisinde sildenafil “viagra”, tek başına ya da diğer ilaçlarla birlikte başarıyla kullanılmıştır. Ancak sildenafilin “viagra” bu konudaki etkinliği ve güvenilirliliği konusunda çalışmalar halen devam etmektedir. Örneğin SSRI antidepresan ilaçları kullanan kadınlarda ortaya çıkan cinsel fonksiyon bozukluğunun tedavisinde sildenafil oldukça faydalı bulunmuştur. Benzer şekilde bir çalışmada da menopoza giren kadınlarda sildenafil kullanılmış ve seksüel şikayetlerinde anlamlı düzelme gözlenmiştir
L-arginin Nedir Ve Kadınlarda Kullanılır Mı? Ne Zaman Uygulanır?
Nitrik oksit enzimi öncülü olan bir aminoasittir. Düz kasların gevşemesini kontrol eder. Kadınlarda fazla bir klinik kullanım tecrübesi bulunmamakla birlikte, erkekte uzun yıllar kullanılmıştır. Günde 1500 mg alınması önerilmektedir. Yeterli kadında çalışma ve sonuç yoktur.
Fentolamin (Vasomax) Kullanımı Kadınlarda Var Mıdır? Etkisi Nedir?
Ağızdan da alınabilir. Damar duvarındaki düz kasları gevşeterek genital organlara gelen kan akımını artırır. Erkekte ereksiyon bozukluğunun tedavisinde kullanılmaktadır. Menopoza girmiş ve cinsel fonksiyon bozukluğu bulunan kadınlarda başlatılan bir pilot çalışmada cinsel uyarılmayı artırdığı bildirilmiştir.
Apomorfin Kadınlarda Etkili Midir?
Aslında Parkinson hastalığının tedavisinde kullanılan bir ilaçtır. Normal ve ereksiyon kusuru bulunan bazı erkeklerde ereksiyonu artırdığı gösterilmiştir. Cinsel arzu ve uyarılmada dopaminin önemli rolü bulunmaktadır. Apomorfin de zaten bir dopamine uyarıcı özellikte ilaçtır. Kadın cinsel fonksiyon bozukluğunun tedavisinde denenmemiş olmakla birlikte, tek başına ya da diğer damar genişletici ilaçlarla birlikte bu amaçla da kullanılabileceği önerilmektedir. Dil altına yerleştirilen film’ler şeklinde kullanılır.
Hormon Benzeri İlaçlar,Doğal Ürünler Ne Sıklıkla Kullanılırlar?
Özellikle menapoz döneminde kullanımları sıktır. Hormon tedavisi yerine alternatif olarak kullanılırlar. Unutmamak gerekir ki; menopoz kadın hayatının doğal bir evresidir. Cinsel isteksizlik, cinsel bozukluklar ,ateş basması, kalp çarpıntısı, aşırı terleme, eklem ağrıları, cilt kuruluğu, uyku bozuklukları, depresyon, konsantrasyon ve hafıza güçlüğü, sinirlilik, vajinal kuruluk gibi çeşitli sıkıntılardan, kalp damar hastalıkları ve kemik erimesi gibi ciddi sağlık problemlerine kadar bir dizi sorunu beraberinde getirir. Genelde 45-55 yaşları arasında, östrojen ve progesteron adı verilen hormonların salgılanmasının durmasıyla, her kadının farklı fizyolojik ve psikolojik boyutlarını yaşadığı bu doğal sürece girilir. Bu sebeple pek çok hekim hastalarına hormon takviyesi tedavisi uygulamaktadır. Bu; eksilen doğal östrojenlerin yerini suni kadınlık hormonlarıyla doldurmayı amaçlayan bir tedavidir. Her hastaya göre özel olarak planlanan bu tedavi sonucunda menopozun belirtileri ortadan kalkar. Buna rağmen hekimlerin önemli bir bölümü, hala östrojen takviyesinin masumiyeti hakkında ciddi kuşkular taşımaktadır. Kimi uzmanlar ise klasik hormon tedavisini istemeyen hastalarına, temelinde fitoöstrojenler olan tedaviler önermektedir. Bunlar; suni östrojenlere oranla etkileri oldukça sınırlı olan, ama yan etkileri de aynı oranda az veya hiç bulunmayan, değişik bitkilerden elde edilen doğal östrojenlerdir ve menopoza ilişkin pek çok sorunu çözmede önemli katkılarının olabileceği gösterilmiştir. Bilim dünyasının bu maddelere ilgisi; fitoöstrojenden zengin bitkileri tüketen toplumların, menopoz ve sonrasındaki dönemde, karşılaştıkları sağlık sorunları sıklığının az oluşunun gözlenmesiyle doğmuştur. Özellikle Uzakdoğulu kadınların, Batılılar’ın menopoz sonrasında oluşan yüzde 80′lik sağlık sorunları oranına karşılık, yüzde 18 gibi bir farkla daha nadir olarak bu sorunları yaşamaları; fitoöstrojenlere olan ilgiyi artırmıştır. Bu toplumlarda soya tüketimi oldukça fazladır. Soya, izoflavon adı verilen bir grup zengin fitoöstrojen içerir ve bu madde insanda östrojen reseptörlerine kolaylıkla bağlanarak etki gösterir. Fitoöstrojenler, yaklaşık 300 adet bitki türünde bulunur. Bilimsel anlamda, insan hormonlarına göre oldukça zayıf ama benzer östrojenik etkisi olan moleküller olarak tanımlanır. Dört ana grubu vardır: İzoflavonlar, lignanlar, kumestanlar ve laktonlar. En yaygın ve önemli iki grubu izoflavonlar ve lignanlardır. İzoflavonlar, özellikle soya fasulyesi, kuru fasulye, bezelye, mercimek, brüksel lahanası ve şarapta bulunur. Lignan grubu ise daha yaygındır: Zeytinyağı, ayçiçek yağı, susam, sarımsak, soğan, pirinç, ketentohumu, yerfıstığı, armut, kiraz, ahududu, böğürtlen ve şerbetçiotunda bulunur. Kumestanlar yoncada, laktonlar ise hemen hemen tüm bitkilerde, ama az miktarlarda bulunur.