Seray Sever & Aysun Kayacı Çapkınlık Turunda

2011/05/13 Yorum yapın

Seray Sever-Aysun Kayacı ikilisi; Borsa Restaurant’ın VIP bölümünde yemek yedikleri iki erkekle çıkışta görüntülenince büyük panik yaşayıp içeriye kaçtı!

TEK MASALIK BÖLÜM
İstinye’ de heyecanlı gece! Seray Sever, yakın arkadaşı Aysun Kayacı ile, önceki akşam saat 20.30′da İstinyePark’taki Borsa Restaurant’a gitti. İkili, mekanda bir kadın, üç erkekle buluştu… Toplam altı kişilik ekip, restoranın arka bölümündeki tek masalık VIP bölümde yemek yedi. İlerleyen saatlerde Kayacı-Sever ikilisi, iki erkekle dışarı çıktı.

“AYSUN’UN KEYFİ YOK!”
Kapıda gazetecileri gören ikili, panik halde yemek yedikleri erkekleri bırakıp mekana geri döndü. Bir süre sonra yalnız başına dışarı çıkan Sever, erkeklerden birinin ortağı olduğunu söyledi. “Aysun Hanım nerede?” sorusuna ise, “Keyfi olmadığı için sizden kaçtı!” yanıtını verdi.

Categories: Magazin

Kalabalıkta Mikroplardan Korunma Yolları

2011/05/13 Yorum yapın

Virüsler ve bakteriler dünyanın her yerinde bulunuyorlar. Cam bir fanusun içinde yaşayıp kendinizi dünyadan soyutlayamazsınız.

Ehow isimli internet sitesinde yer alan habere göre, bir gün MRSA, Salmonella, Listerya, E.coli ve kampilobakter gibi virüs ve bakteri türleri nedeniyle hastaneye yatmanız kaçınılmazdır. Buna karşılık, bazı mikroplar da yaşamın gerekli bir parçasıdır. İnsan vücudunda ortak yaşam içinde yaşayan 200 çeşit mikrop var ve bunlar ölü cilt hücrelerini yemek gibi gerekli görevlere sahipler.

Buna rağmen siz yinede toplu yerlerde mikroplardan korunmak için bu kurallara dikkat edin:

1. Rol model olun: Çocuklarınıza evde ve okulda uyması gereken hijyen kurallarını öğretin. Çünkü onlar hızlı öğrenir ve el hijyeni alışkanlıklarını taklit edeceklerdir. Özellikle anne-babalar ya da öğretmenler bunun niçin ve nasıl yapıldığını gösterirse çocuklar mikroplardan kolayca korunabilir. Çocuklara ellerini ne kadar süre yıkamalarını ve parmaklarını ağızlarına ya da gözlerine götürmemelerini öğretin.

2. Toplu ortamlarda tuvaletlerin kapısını içerden açarken, elinize bir parça kağıt havlu alın ve uygun bir şekilde kapıyı açın. Aynı şeklide sifonu çekerken de elinizi kullanmak yerine kağıt havlu ile düğmeye basın. Birçok alışveriş merkezinin kapısında temiz paspaslar vardır, paspasa ayaklarınızı temizledikten sonra içeriye girin. Kapı kollarına dokunmadan önce ıslak mendille silin. Kalabalık bir yerden ayrılmadan önce her tarafa elinizle dokunduğunuz için ellerinizi mutlaka güzelce yıkayın. Eve gidene kadar da elinizi ağzınıza veya gözlerinizin etrafına sürmeyin.

3. Hamam ya da sauna gibi yerlere gitmeyi seviyorsanız, girdiğiniz bölümün uygun şekilde temizlendiğinden emin olun. Kendi sabununuzu yanınızda götürün ve çıkmadan önce iyice durulanın. Çamaşır suyu tüm patojenleri öldürmeyebilir.

Categories: Sağlık

Bu Yağmurda Dışarı Çıkıp Islanın

2011/05/13 Yorum yapın

Hacettepe Üniversitesi (HÜ) Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Saydam, son dönemde Türkiye genelinde görülen yağmurların çok faydalı olduğunu açıkladı…

AA muhabirine bilgi veren Prof. Dr. Saydam, son dönemde yağan yağmurların bereket göstergesi olduğunu ifade etti.

Son dönem yağışlarının arkasında Sahra Çölü tozlarının bulunduğunu anlatan Saydam, “Bu yağışların bereketli olmasını bu tozlar yapıyor. Bu nedenle her yer bereket dolacak. Ürünler artacak, barajlar dolacak” açıklamasında bulundu.

Yağışları “normal mevsim yağışları” olarak değerlendiren Saydam, iklim değişikliği açıklamalarının da yersiz olduğunu söyledi.

Vatandaşlara “Çıksınlar, bu yağmurda ıslansınlar” önerisinde bulunan Saydam, bu önerinin kutsal kitap Kuran-ı Kerim’de de yer aldığını belirtti.

HÜ Çevre Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Saydam, şöyle konuştu: “Yağışlarla birlikte, hem demir, hem mangan, hem çinko, diğer elementler ve de en önemlisi aminoasitler yağıyor. Amino asitler de proteinin temel taşı.

Örneğin şu günlerde ülkemizde yağan yağmur bereketin ta kendisi. Bu yağmuru herkese tavsiye ediyoruz. Bu yağmurun bekletilmeden içilmesi gerekiyor. ’Bu yağmuru bekletelim, kaynatalım da içelim. İçinde kir pis vardır’ dendiğinde o zaman şişe suyu ile hiç bir farkı kalmıyor. Bu yağmurlarda, yağmur suyunu hiç bekletmeden içmek ve yağmur altında durmak önemli. Gökten yağan vitamin bile denilebilir.” Prof. Dr. Saydam, “Havadan Tozdan” kitabında, bu yağışların neden ve nasıl “bereketli” sıfatını kazandığını adım adım anlattığını sözlerine ekledi.

Categories: Sağlık

Fransa sohbet odaları

2011/05/10 Yorum yapın

Fransa sohbet odaları çoğunlukla yurt dışında yaşayan gurbetçilerimizin var olduğu sohbet odasıdır. Yurt dışındaki online kullanıcılar Türkiye’deki sevdikleri ile görüşmek için Fransa sohbet odalarını tercih etmektedir. Yazılı sohbetin yerine yada ikili sohbetlerin yerine çoklu sohbetleri seçen Yurt dışındaki kullanıcılarımızla canlı olarak görüşebilirsiniz. Telefonla görüşmek hem ücretli hem görüntülü değil diyorsanız sesli sohbet odalarımızı tercih edebilirsiniz.

Fransa’da yaşayan Türk kızları ile Türk erkekleri ile özlem gidermenin, hasret gidermenin tam yerinde bulunuyorsunuz. Saatlerce görüntülü sohbet odalarında konuşabilir ve ücret ödemeden zaman geçirebilirsiniz. Msnde yada diğer iletişim araçlarında ikili konuşabilir çoklu, sesli görüşmeler yapamazsınız. Ama Fransa sohbet odalarında sesli ve görüntülü konuşmalar yapabilirsiniz. Sesli chat odasında Fransalı tanıdıklarınızla online görüşebilirsiniz.

Kendinize yeni arkadaşlar, dostlar bulmak için Fransa sohbet odalarını ziyaret ediniz. Artık özlemler bitecek ve hasretler sona erecek.

Fransa chat siteleri

2011/05/10 Yorum yapın

Fransa chat siteleri hakkında bilgileriniz var mı? Fransalı Türklerle chat yapmak, eğlenmek ve en önemlisi hasret gidermek isteyenlere armağan ettiğimiz bir odadır. Özellikle sitemizde var olan kullanıcılar karşıdaki konuştuğu kişi ile sesli ve kameralı olarak chat yapacak ve güzel zamanlar geçirebilecek. Diğer chat siteleri ise tamamı ile yazılı olup fazla özelliklere sahip değildir. Daima Fransalı tanıdıklarınız ile konuşmak için bizi tercih ediniz.

Yurt dışında yaşayan tanıdıklarınızla artık aranıza mesafe girmeyecek! İstediğiniz her zaman onlarla sesli chat odalarında sesli olarak konuşacak, isterseniz kameralı şekilde çoklu ortamlarda hasret gidereceksiniz. Almanya ve diğer yurt dışında yaşayan bay ve bayan kullanıcılar ile tanışabilir ve güzel bir ortam oluşturabilirsin.

Fransalı tanıdıklarınızla artık sizlerde sınırsız olarak hiç bir ek ücret ödemeden konuşacak, sohbet edecek ve eğleneceksiniz.

Ertuğrul Özkök Yargılanacak mı?

2011/04/30 Yorum yapın

Taraf gazetesi yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik ile yaptığı söyleşiyi köşesine taşıdı. İşte Çelik’ten çarpıcı açıklamalar…

Cunta emriyle manşet atanlar yargılanacak

İki gün önce 27 nisandı… Bir darbe girişiminin yıldönümüydü. Dört yıl evvelki bu alçak girişim demokrasi güçleri tarafından geri püskürtülmüştü. 27 Nisan darbe girişimine doğru giderken ve ardından gelen süreçte birçok medya mensubu darbeyi teşvik ve tahrik etti, ya da var olan bu alçak girişimi destekledi. Bugün herkes bu başarısız girişime ve Yaşar Büyükanıt’a sallamayı iyi biliyor ama o dönem yazdıkları yazılar, attıkları manşetler ortadaydı… 27 Nisan dışındaki “başarılı” olmuş darbe operasyonlarında durum çok daha fenaydı. Tam da bu cunta&medya ilişkilerine dair zehir zemberek bir açıklamaya şahit olduk geçen hafta…

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, partisi adına kurumsal bir açıklamayla Ertuğrul Özkök örneğinden yola çıkarak bu konuda çok ağır bir açıklama yaptı. Özkök de Çelik’e “Artık haddimi bileceğim, sizden korkuyorum, aileme zarar verebilirsiniz” mealinde bir cevap verdi… Aslında burada mesele Özkök değil. Salih Tuna’nın doğru tesbitiyle Özkök “eski rejim”in, “eski Türkiye”nin numune teşkil eden örneği aslında. Özkök’ü ele aldığınızda sembolik olarak tüm o askerî vesayet rejimini ele alıyorsunuz aslında… Özkök’le bağlantılı herkes de aslında Özkök demek, tıpkı derin devletle bir şekilde bağlantılı olan herkesin aslında derin devleti ifade ettiği gibi…

İşte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik’le bu “eski Türkiye”yi, illegal yapıların emriyle hareket edenlere hukukun dokunup dokunamayacağını ve daha birçok şeyi konuştuk…

» Hüseyin Bey, Ertuğrul Özkök’ün “Ara rejim çuvallıyor” yazısından hareketle zehir zemberek açıklamalar yaptınız… Mesela diyorsunuz ki ”Yıllarca derin devletin payandası ve ara rejimlerin şakşakçılığını yapan, Türkiye’de ne yazık ki, bir merkez medyası vardı. Kendisine merkez medya diyen bazı medya kuruluşları, hükümetleri deviriyorlardı, bakan tayin ediyorlardı, cumhurbaşkanının kim olması gerektiğine karar veriyorlardı, ne olması gerektiğine ve ne olmaması gerektiğine bu insanlar karar veriyorlardı. Ve kendilerini bu konumda görüyorlardı.’… Şimdi bu konumda değiller mi? Bu medya gruplarının “derin devletin payandalığı”nı yaptığını söylüyorsunuz, bu evrensel hukuka göre suçtur. Bu konuda adalet mekanizması devreye girmeyecek mi?

Valla önce genel fotoğrafa bir bakmak lazım, bugüne kadarki Türkiye ne yazık ki demokratik bir cumhuriyetten çok bürokratik bir cumhuriyet görünümü arz ediyordu. Bu konudaki eksiklik ve arızalar hâlâ tam anlamıyla giderilebilmiş değil. Bürokratik cumhuriyetlerde halkın iradesi varmış gibi görünür. Tek partili dönemde de seçimler, TBMM yine vardı. Ne var ki esas irade sivil ve askerî bürokrasiye ait idi. Sivil bürokrasi ayağında yargı da var. Bu ülkenin geleneksel yargısını şekillendiren ruh Mahmut Esat Bozkurt’un jakoben ruhudur.

Hukukun üstünlüğü kavramını esas olarak yargılama yapan gerçek hukukçularımızı, hâkim ve savcılarımızı elbette tenzih ederim. Ben özellikle yüksek yargıdaki hâkim bir zihniyetten söz ediyorum.

Güç paylaşımında sivil ve askerî bürokrasi, her zaman yargıyı da ve medyayı da yanında bulmuştur. Statükonun korunmasında güçbirliği yapan unsurlar, nimet paylaşımında ve birbirlerini kollamada da hep müttefik olmuşlardır. Karşılarındaki kitle ise hep ”aklı ermez” kabul ettikleri geniş halk kitleleri ve onların temsilcisi olan siyasi irade olmuştur.

Yargı demokratikleştikçe ve gerçekten ”Türk milleti adına” karar verir hale geldikçe birilerinin militan yargı üzerinden yaptıklarını meşrulaştırması mümkün olmayacaktır. İşte o zaman Türkiye, ”bürokratik cumhuriyetten”, “demokratik cumhuriyete” terfi edecektir. Bugün bu geçişin sancısı yaşanıyor. Elbette gerçek demokratik bir cumhuriyette yasadışı cunta güçlerince yönetilen, yönlendirilen ve yasadışı güçlerin emriyle manşet atan, yazı yazan ve yazdıranlar da yargılanacaktır. Bunlar er geç olacaktır, bu evrensel hukukun da bir gereğidir…

» Yine bir başka önemli sözünüz şöyle; ”28 Şubat post-modern darbesinden önce adeta ara rejim tahrikçiliği yapan, derin devlet ile işbirliği yaparak halkı, milleti, milletin iradesini yönlendirmeye, yönetmeye kalkışan bazı medya kuruluşlarının hangileri olduğunu kamuoyu ve sizler çok iyi biliyorsunuz”… “Derin devlet ile işbirliği yapmak” çok ağır ifadeler hocam, yani bir illegal yapının emir, telkin ve talimatlarıyla hareket eden, manşet atan, haber yaptıran ve yazı yazan/yazdıran bir medya yapısı mı vardı ortada?

Böyle bir yapının yok olduğunu kim söyleyebilir? Bu medyadaki herkesin de malumu bir olay. 1960 darbesi ve sonrasında, 12 Eylül darbesi sonrasında ve 28 Şubat post-modern darbesi öncesi ve sonrasında medya organlarının tavrı aslında ciddi bir doktora tez konusu olur.

Bu derin işbirliği içinde ne yazık ki o zaman “mahşerin beş atlısı” olarak nitelendirilen bazı sendikalar ve STK’lar da vardı.

Hiç bir darbe medya desteği olmadan hedefe varamaz. Eğer 1960’dan bu yana geçen süre içinde bir düzine darbe veya darbe teşebbüsü varsa buna teşne olan bir medya gücünün var olması, teşvik edici bir unsur olmuştur.

Burada tek sıkıntı esasen medya da değildir. CHP’nin geleneksel duruşu da ve bazı sağ iktidarların medeni cesaretten yoksun tavrı, cuntacıların iştahını arttırıcı unsurlar olmuştur. Ama dediğim gibi derin suç çeteleriyle ile işbirliği içine giren, bu yasadışı yapıdan aldığı talimatla iş yapanların yargılanması evrensel hukuk kurallarının da bir gereğidir…

Gelelim Özkök’e… Özkök konusunda da lafınızı hiç sakınmadınız. Üstelik bu açıklamayı kişisel olarak değil Türkiye’yi yönetmekte olan AK Parti kurumsal kimliği adına yaptığınızı biliyoruz. Diyorsunuz ki ”28 Şubat’tan önce cuntacıların verdiği talimatlarla manşet atan, gazetecilerin andıçlarla fişlendiği, gazetecilerin andıçlarla baskı altına alındığı, gazetecilerin andıçlarla işlerine son verildiği bir dönemde Ertuğrul Özkök ve benzeri bazı gazeteciler, bu cuntacıların gözdesi olan insanlar konumundaydı”… Böyle miydi gerçekten?

Valla, ben dediklerimi o günlerde atılan manşetlerle ispatlıyorum. Nitekim bununla ilgili karşı taraftan ciddi bir itiraz gelmemesi de haklılığımın ispatıdır. Kendilerinin neler neler yaptığını bu arkadaşlar çok çok iyi biliyorlar…

» Özkök size şöyle cevap verdi; “Sayın Çelik, attığımız manşetler ve yazdığım yazılardan dolayı hakkımızda dava açılacağını ima etti. Merak ediyorum bu sözler ne anlama geliyor?”… Ne diyorsunuz bu cevaba?

Ben savcı değilim ve kendimi bu ülkenin hukuk adamlarının yerine koymam. Ama demokrasimizin standartları yükseldikçe bu ülkedeki her türlü antidemokratik yapılanma ve eylem elbette sorgulanacaktır. Yasadışı cunta yapılanmalarının emriyle, talimatıyla ya da yönlendirmesiyle hareket edenler de elbette yargılanacaktır… 12 Eylül 2010’daki referandum, 12 Eylülcülerin yargılanmasını engelleyen zırhı ortadan kaldırmıştır. Kimse günün birinde 12 Eylülcülerin yargılanacağını belki aklından bile geçirmiyordu. Ama hak er veya geç tecelli ediyor.

28 Şubatçılar ve onlara payandalık yapanların da yargılanmasını arzulamak elbette bir temennidir. Bağımsız yargıya talimat vermek bir parti yetkilisi olarak benim hakkım da, haddim de değildir. Esasen icra organı üyelerinin de böyle bir yetkisi yoktur.

Kaldı ki bu temennide bulunan ilk ve son kişi de ben değilim. Ma’şeri vicdan bunu istiyor. Ama siz sabretseniz de zaman sabretmez ve hükmünü icra eder.

Categories: Güncel Haberler

Ankara’da Kritik Suriye Zirvesi

2011/04/30 Yorum yapın

Suriye’deki gelişmeler üzerine Dışişleri konutunda bu akşam bir toplantı düzenlenecek.

Bakan Ahmet Davutoğlu toplantıya katılmak için programını yarıda kesti.

Suriye’deki gelişmeler üzerine Dışişleri konutunda bu akşam bir toplantı düzenlenecek. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, toplantıya katılmak üzere Konya’dan Ankara’ya gelecek.

A.A muhabirinin diplomatik kaynaklardan edindiği bilgiye göre, Dışişleri Bakanı Davutoğlu, üç günlük seçim çalışması için gittiği Konya’dan Suriye’deki gelişmelerle ilgili Dışişleri konutunda bu akşam yapılacak toplantıya katılmak üzere Ankara’ya dönecek.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun toplantıdan sonra Konya’daki programına devam etmek üzere yarın sabah Ankara’dan ayrılması bekleniyor.

Toplantıya katılacak yetkililerin henüz belli olmadığı öğrenildi.

Suriye’nin Türkiye sınırına yakın bazı köylerde yaşayan ve ülkelerindeki baskıdan kurtulmak istediği öne sürülen yaklaşık 250 kişilik bir grubun, Hatay’ın Yayladağı sınırındaki tel örgüyü aşarak Türkiye’ye girdiği bildirilmişti.

Categories: Güncel Haberler
Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.